AB VE TÜRKİYE’DE ENERJİ YOKSULLUĞU

DOÇ. DR. ALTUĞ MURAT KÖKTAŞ

Enerji yoksulluğu temel olarak “modern enerji olanaklarına erişememek” biçiminde ifade edilebilir. Bu durum yalnızca gelişmekte olan ekonomilerde değil, gelişmiş ekonomilerde de görülebilmektedir.

Refah seviyesi ve gerekli enerji

Günümüzde düşük enerji tüketimi ile birlikte kirli ya da kirletici yakıt tüketimi gibi nedenlerden dolayı  toplumların “refah seviyesi” genel anlamda olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Avrupa Birliği’nde resmi olarak kabul edilen bir tanım bulunmamakla birlikte iyi bir yaşam standardı ve vatandaşlarının sağlığını garanti altına almak adına gerekli olan yeteri düzeyde ısınma, aydınlatma ve elektrikli cihazlar gibi temel hizmetler için gerekli olan enerjiyi dikkate almaktadır. Dolayısıyla enerji yoksulu haneler; yüksek enerji harcaması, düşük hane geliri, etkin olmayan bina yapı ve gereçleri ile spesifik enerji gereksinimleri nedeniyle söz konusu temel enerji hizmetlerini yeteri düzeyde kullanamamaktadır…

Enerji Yoksulluğu

“Enerji yoksulluğu” kavramı ile ilgili olarak Avrupa Birliği’nde resmi olarak kabul edilen bir tanım bulunmamakla birlikte; iyi bir yaşam standardı ve vatandaşlarının sağlığını garanti altına almak adına gerekli olan yeteri düzeyde ısınma, aydınlatma ve elektrikli cihazlar gibi temel hizmetler için gerekli olan enerjiyi dikkate alınarak bu kavramı açıklarız. Bu kavramı daha da açacak olursak; enerji yoksulu hanelerle ilgili olarak yüksek enerji harcaması, düşük hane geliri, etkin olmayan bina yapı ve gereçleri ile spesifik enerji gereksinimleri nedeniyle söz konusu temel enerji hizmetlerini yeteri düzeyde kullanamamaktadır. Bu yazımızda “enerji yoksulluğunu” konu edinmiştir.

Türkiye özelinde enerji yoksulluğu kavramı incelediğimizde ve  çeşitli göstergeler üzerinden karşılaştırma yaptığımızda şu sonuçları görüyoruz: AB’de konutlarını yeteri düzeyde ısıtamayanların oranı 2017 yılında %8.2 iken Türkiye’de %22.3’tür. AB’de fatura ödemelerinde sorun yaşayanların oranı %8.1 iken Türkiye’de bu oran %24.2’dir. Dolayısıyla Türkiye her iki göstergede de AB ortalamasının oldukça üzerinde bulunmaktadır. Bir ulusun zenginliği ve kalkınmışlığı, vatandaşlarının enerjiye ulaşımı ve ulaşımın türü ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle enerji erişim olanaklarının iyileştirilmesi, hükumetlerin mücadele etmesi gereken sorunlar arasında değerlendirilmektedir. Enerji yoksulluğu temel olarak “modern enerji olanaklarına erişememek” biçiminde ifade edilebilir. Bu durum yalnızca gelişmekte olan ekonomilerde değil, gelişmiş ekonomilerde de görülebilmekte ve düşük enerji tüketimi ile kirli ya da kirletici yakıt tüketimi gibi nedenlerle refahı olumsuz yönde etkilemektedir. Enerjiye erişim, her şeyden önce insani gelişim için bir ön koşuldur. Küresel çapta ilgi alanına giren ve bu yönde politika önerilerine konu olan enerji yoksulluğu, “Sürdürülebilir Kalkınma” hedefleri kapsamında Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve diğer kuruluşlar tarafından dikkatle takip edilmektedir.

Avrupa’da 50 milyon ev enerji yoksulu

Birleşmiş Milletler verilerine göre AB’de 50 milyon hanenin, enerji yoksulluğu yaşadığı tahmin edilmektedir. AB’nin Gelir ve Yaşam Koşulları Literatürde enerji yoksulluğu, yoksulluk kavramları içinde belki de en önemlisi olarak dikkat çekmektedir. Bunun en önemli nedeni ise hanede aydınlatma, ısıtma ve yemek pişirme gibi temel insani ihtiyaçların yeteri düzeyde ya da hiçbir şekilde karşılanamamasıdır. Günümüzün en temel ihtiyaçları arasında yer alan söz konusu unsurlar, modern dünyanın gündelik yaşamında vazgeçilmez bir paya sahiptir. Örneğin hanelerin “her bir  dakikada” satın aldığı tek şeyin “elektrik” olduğu ileri sürülebilir.

Avrupa’nın ve Türkiye’nin elektrik tüketimi istatistiksel karşılaştırması

Yukarıdaki şekilde Avrupa Birliği ve Türkiye’de kişi başına elektrik tüketim düzeyini göstermektedir. Buna göre Finlandiya, kişi başına 15.250 kWh elektrik tüketimiyle birinci sırada yer alırken, İsveç 13.480 ve Avusturya 8.356 ile sırasıyla ikinci ve üçüncü sırada yer almaktadır. Avrupa Birliği’nin genelinde kişi başına elektrik tüketimi 5.908 kWh iken Türkiye’de 2.855 kWh ve Romanya’da ise 2.584 kWh’dir. Bu bağlamda Türkiye ve Romanya mevcut tüketim düzeyi ile son iki sırada yer  almaktadır.

Enerji yoksulluğu Avrupa’nın önemli bir sorunudur

Bilimsel gelişmeleri içeren aylık dergi