Eğitimde Gestalt İlkeleri

Eğitimde Gestalt İlkeleri

1922 yılında Max Wertheimer , Kurt Koffka ve  Wolfgang Köhler  Gestalt Psikolojisini tanıttı 

Modern eğitimin temelini teşkil eden ve ülkemizde de eğitimde uygulanan ilkelerin başında gelen ve yaygın olarak Basitlik Yasası olarak bilinen Gestalt Teorisine göre, öğrenme konusunda her uyarıcı, olgu veya obje insanlar tarafından “en basit haliyle ” algılanır. Teorinin ana odağı gruplama dır. Yani en iyi algılamanın ayrıntılı değil bütünsel olduğu ilkesidir. Tüm teori, her şeyin tamamının parçalarının toplamından daha büyük olduğu üzerinde durur. Ayrıca, Almancada “gestalt ” bir varlığın bütün biçiminin şekli ” anlamına gelir. Böylece beynin çalışma prensibinin bütünselliğinin kesinliğinden ve kendi kendini düzenleyen bir eğilime sahip olmasından yola çıkarak eğitim yöntemleri geliştirilmiş ve bu determinist yaklaşımların hepsine birden “gestalt ilkleleri” adı verilmiştir.

Gruplama ve Bütünsellik

Eğitimde “bütünsellik” ve “gruplama” ile algılama teorisinin 4 ana unsuru. Bu unsurlara baktığımızda “tümevarım” görürüz. Yani parçadan ayrıntıdan bütüne gitmek bir eğitsel yöntemdir.

  1. Yakınlık yöntemi ile gruplama
    Nesneleri, olguları, ve öğretilecek olan her kavramı genellikle yakınlıklarına göre birlikte gruplandırdıklarında öğrenme çok daha kolay ve verimli bir şekilde gerçekleşir. Örneğin insanın organlarını öğretirken “insanın iç organları” veya “insanın dış organları” gibi yakınlık gruplandırma yöntemi kullanılır. Bu verdiğimiz “yakınlık yöntemi” örneğinin içine diyelim ki elma ve ayva gibi meyveleri sokarak anlatırsak “yakınlık yöntemini” ihlal ederek öğrenmeyi zorlaştırırız.
  2. Benzerlik yöntemi ile gruplama
    Birbirine benzer elemanlar birlikte gruplanma eğilimindedir. Buna örnek verecek olursak “memelilerin hepsi doğum yaparak ürerler.” önermesinde benzerlik ilkesini görürüz.
  3. kapatma
    Öğeleri genellikle bir varlığın parçasıysa birlikte gruplanır. Bütün canlılar hareket eder. önermesinde diyelim ki bir varlığın “hiç bir zaman hareket etmemesi” bu varlığın canlı olmadığını gösterir. Burada canlıların hareket etmesi “kapalılık” özelliği gösterir. Yani hareket etmeme gibi bir alternatifleri yoktur.
  4. Basitlik
    Varlıkların simetrileri, pürüzsüzlükleri ve düzenlilikleri temel alınarak basit şekiller halinde düzenlenerek anlatılmaları da gestalt ilkeleri arasında yer alır. “Bütün memelilerin derileri vardır.” önermesinde kapalılık özelliği yoktur ancak basit gestalt ilkesi vardır.

 Gestalt Teorisinin temel ilkelerinden birisi de insan beyninin sadece bütünü değil, bütünü oluşturan “parçaları da görmeye” teşvik etmektir. Buna “tümden gelim” denir. Örneğin, birisi bir ağaca bakarken, sadece bu ağaca mı bakıyor, yoksa yaprakları, dalları ve gövdeyi de görüyor mu? Bütün ve parçalarının toplamı tamamen farklı iki şeydir ve eğer öğrenciler parçaların bu bütünü nasıl oluşturabileceğini bilişsel olarak kavrayabiliyorsa öğrenme elde edilebilir.

Bilimsel gelişmeleri içeren aylık dergi