Bürokratik ve Bilimsel Yönetim

İster devlet kurumu olsun isterse özel sektör olsun yönetim işlevinde en az maliyetle en verimli ve başarılı sonuç elde edilmek istenir. Devlet kurumu yönetiminde ise verimli bir yönetim istenmekle birlikte hizmet verilen alanlarda çok az prosedürlü bürokratik işlemler daha makbul görülür.

Her kuruluş verimliliği en üst düzeyde beklerken maliyetleri en aza indirmeye çalışır. Devlet kurumları ve özel işletmelerde bilinen iki verimli yöntem vardır A) Bürokratik model B) Bilimsel model… Bunlara ek olarak, örgütlenme ve hiyerarşi biçimleri olarak kullanılan İdari ve İnsan İlişkileri teorileri olsa da dünyada en geçerli iki yöntem bürokratik ve bilimsel yönetimdir.

Profesör Elton Mayo: “insanlar kendi arzularını ve isteklerini karşılamak amacıyla yönetim tarzını yarattı, böylece insanlar organize olup ekipler halinde çalışmaya başladılar.” der. Yönetim yaptırımlarının çok etkili olmakla birlikte başlangıçta sözlü emir, komut halindeyken günümüzde yazılı bir hal almıştır. Yani günümüzde yönetim erkinin kesin yaptırımları yazılı olarak uygulanmaktadır. Bu da bürokratik ve bilimsel yönetim tarzının evrimleşerek oluşmasını sağlamıştır.

Bürokratik ve bilimsel yönetim arasında geçişler

Bir özel şirket yönetim tarzının hangi modelle daha verimli olacağına hükmederse akıllı bir liderlik performansı ile bürokratik yönetim veya bilimsel yönetim tarzları arasında çok kolay gelgitler veya değişimler yaşayabilir. Bu değişimler prodüktiviteye, yani verimliliğe bağlıdır. Dünyadaki bütün devlet yapılarında ise ise yerleşmiş ve oturmuş bürokratik yönetim tarzında reform yapmak, bilimsel eklentiler getirmek oldukça zordur. Oturmuş bir yönetim düzeninden devlet memurları (bürokratlar) vazgeçmek istemezler. Bürokratlar işin verimliliğine, hızlı gidişine, prodüktif olgulara bakmazlar. Yalnızca işin yürüyüp yürümediğine bakarlar. Ancak iş yürümüyorsa ve sıkıntı veriyorsa kanunlar çıkararak değişiklikler yapılabilmektedir.

Hem Bürokratik hem de Bilimsel modeller, üretimin dikkatle hesaplandığı ve izlendiği üretim ve sanayi alanında yaygındır. İdari ve İnsan İlişkileri modelleri muhasebe şirketlerinde, teknoloji ve girişimlerde ve küçük işletmelerde çok daha yaygındır. Çalışanların sınırlı olduğu küçük işletme dünyasında, sınırlı sosyal yapıya ve liderlik ve sahiplenmeye ilişkin net görüşe dayalı olarak, genellikle açık ve zımni oldukları için, bu nitelikteki hiyerarşi ve yönetim tarzları gerçekten geçerli değildir.

Bilimsel Yönetim Nedir?

Bilimsel Yönetim Frederick Taylor’ın yönetim tarzıdır ve ağırlıklı olarak bireye ve süreçlerden elde edilen sonuçlara odaklanır. Taylor, her bireyin işini yapması için en iyi yolu bulmanın daha verimli bir iş yerine yol açacağına inanıyordu. İnsan düzeyinde daha besleyici bir yaklaşımdır ve sıkı bir kurallar dizisi uygulamak yerine kuruluştaki her bireyin güçlü yönlerini oynamak için tasarlanmıştır.

Frederick Taylor, Amerikan makine mühendisi ve endüstriyel idâre uzmanı. Endüstriyel verimliliği artırmak için sistematik bir şekilde çalışan ilk kişi olarak bilinmektedir. İşletme Yönetimi’nin babası olarak kabul edilir.

Sonuçta, bilimsel yönetim en iyi çıktı modunu bulmak için hassaslaştırma süreçlerine ve sonuçları ölçmeye dayanır. Büyük ölçüde veri tabanlıdır, ancak aynı zamanda güçlü bir insan bileşenine sahiptir. Farklı yaklaşımları test etmek ve sonuçları ayrıntılı bir veri kümesinde hesaplamak, eğilimleri anlamayı ve belirli iş ve endüstride gerçekten neyin işe yarayıp neyin işe yaramadığını bulmayı mümkün kılar. Bilimsel yaklaşım etkilidir, çünkü veriler ve araştırma zamanla net bir tablo çizer. Ancak, iş işlevlerini yerine getirmek için her yaklaşımı hesaplamak ve izlemek için zaman ve yoğun kayıt tutma gerektirir. Sonuçların yanlış kullanılması da sorun olabilir. Performans düşükse, veriler her zaman süreç veya çalışanla ilişkilendirilmez, ancak veriler bu şekilde okunur.

Bürokratik Yönetim İlkeleri

Max Weber, Alman düşünür, sosyolog ve ekonomi politik uzmanı. Modern antipozitivistik sosyoloji incelemesinin babası olduğu düşünülür. Sosyolojiyi metodolojik olgunluğa eriştirmiştir. Weber, siyaset sosyolojisi ve eğitim sosyolojisi alanında yaptığı araştırmalarıyla da tanınır. 

Bürokratik yönetim yaklaşımı Max Weber tarafından oluşturuldu ve katı bir dizi kural ve hiyerarşiye dayanan bir modeldir. Temel olarak, teori “kıdem kurallarına” dayanır ve Max Weber’in kıdem kuralı, bütün dünyada etkili bir şekilde uygulansa da Türkiye’de bürokrasinin temel direğini oluşturmaktadır. Bürokrasi yönteminde yönergeler izlenir ve katı süreçlere bağlı kalınır. Bu, bazı iş modelleri için özellikle iyi çalışır, ancak diğerleri için iyi değildir. Devlet yönetiminde başarı sağlayan bürokratik yöntem özel sektörde bazen başarısızlığa neden olur. Bürokraside kesin ve katı talimatlar çok işe yarar. Örneğin, bir imalat işi, sürekli tekrar gerektiren zorlu bir süreçtir ve asla sapma kabul etmez. Bu görevden sapmak, nihayetinde tüm süreci ortadan kaldıracak ve ürüne zarar verecektir. Bu durumda, bir Bürokratik yönetim tarzı iyi çalışır, çünkü çalışana amirden katı bir talimatlar verilir ve bu yönergeleri izlemesi beklenir. Verimlilik ve kontrol konusunda bir uygulamadır.

Ek olarak Weber, her bir olayın ve önemli olayın izlenmesini ve kaydedilmesini savunmaktadır. Kesin kayıtların tutulması geçmiş olaylara atıfta bulunmak ve düzeltmeler yapmak için bir yöntem oluşturur. Yinelenen sorunları tanımlamak ve daha sonra bu sorunları gidermek için etkili önlemler almak için çözüm tabanlı bir yaklaşımdır. Bir anlamda, kesin kayıt tutma alışkanlıkları daha etkili yönetime yol açabilir.

Bilimsel gelişmeleri içeren aylık dergi