Birûni ve Matematik

Birûni ve Matematik

1973 yılında Sovyetler Birliği’nde (Özbekistan) basılan bir pulda ilk defa Biruni’nin hayali bir resmi kullanılmıştır.

El birûni kimdir?

973 yılında şimdiki Özbekistan’ın Harezm şehrinde doğdu. Çalışmalarında Arapça ve Farsça’yı kullandı. Ancak o zamanların o bölgedeki bilim dili olan Farsça ve Arapça’nın ana dili olmadığını eserlerinde belirtti. Hangi milliyete ait olduğu kesin olmamakla birlikte ilmi çalışmalarında kullandığı   Arapça ve Farsça kelimelerin arasında “Peçenek Türkçesi”nden kelimeler karıştırmasına ve eserlerindeki kültürel yaşamına ait izlere baktığımızda Türk asıllı olduğu kesindir diyebiliyoruz. Türkçe kelimeler katarak yazdığı için  tuhaf bir Farsça ve Arapça diliyle yazılmış eserler ortaya çıkmıştır. Bu durumun farkında olan Biruni o dönemdeki kendi ana dilinini ilim dili olmadığını ve bu nedenle Arapça ve Farsça yazdığını  söylemiştir…[1]

Biruni, Astronomi, Matematik, Fizik, Tıp, Coğrafya, tarih ve dinler tarihi başta olmak üzere çeşitli alanlarda önemli eserler veren, Türk-İslâm ve dünya tarihinin en tanınmış ilim adamlarından birisidir. Farsça, Arapça, Sanskritçe ve ayrıca Yunanca, İbranice ve Süryanice de biliyordu.

Birûni Astrolojiyi Reddetti

O dönemin bütün Müslüman ve Gayrımüslim alimleri, Yıldızlar ve  Ay’ın hareketlerini astrolojiye ve burçlara göre açıklayarak bir anlamda burçlara bakılarak kehanette bulunanlara açık kapı bırakıyorlardı. Birûni bütün bunları redderek Ay ve Yıldızlar’ın burçlara göre değil matematiksel ve bilimsel bazı gerçekliklere göre hareket ettiklerini iddia etti. Ve bu iddiasında yanılmıyordu. Niteki O’nun çalışmaları neticesinde Astronomi bilimi doğdu ve Astrolojiden ayrıldı.

Günümüzde de Birûni’nin bir mirası olarak Astronomi bir bilim olarak kabul edilirken, Astroloji bilim olarak kabul edilmemektedir. Birûni bu konuda “Astronominin Ampirik bir bakış açısı olduğunu, Astrolojinin ise şarlatanlık ve hatta yalancılık” olduğunu ifade etmiştir.

İran Parlamento Müze ve Kütüphanesinde bulunan Biruni’nin Kitabu’l-Tafhim adlı el yazması eserde , Ay’ın evreleri çizilmiş ve anlatılmıştır. Yukarıdaki çizimin altındaki yazının günümüz Türkçesine tercümesi şöyledir: “Ayın ışığı çeşitli dönemlerde azalıp çoğalırken, Yıldızlar neden böyle bir davranış göstermiyorlar? Bütün bunları gözlemlemek, bütün bunların ruhunu (davranışlarını) araştırmak ve anlamak lazım gelir…

Çevirileri

Öklid’in Unsurlar adlı eseriyle Batlamyus’un el-Mecisṭî’sini Sanskritçe’ye çevirdiğine bakılırsa Bîrûnî giderek Sanskritçe’ye iyice hâkim olmuştur. Onun Arapça’ya tercümesini yetersiz bulduğu Pançatantra masallarını da Arapça’ya çevirmeye teşebbüs ettiği bilinmektedir. Ancak bu çalışmalarının en önemli meyvesinin Tahkikû mâ li’l-Hind adlı eseri olduğu belirtilmelidir. Gazne’de geçirdiği uzun yıllar boyunca yaptığı tabiat araştırmaları, astronomi gözlemleri, matematik çalışmaları yanında devlet ricâliyle olan yakınlığının sağladığı çeşitli kültürlerle münasebet imkânını da daima değerlendirmesini bilmiştir. Meselâ Volga boylarındaki Türk hakanının 1024 yılında elçi olarak gönderdiği heyetle görüşerek bilgisini artırmaya çalışmıştır.

İlimde zirveye ulaşıyor

Gazneli Mahmud’un 1030 yılındaki ölümünden sonra tahta geçen oğlu Mesud da (1030-1041) bilginlere itibar eden bir kişiliğe sahipti. Bîrûnî bu dönemde saraydaki danışmanlık görevinin yanı sıra ilmî araştırmalarını yine sürdürdü. Taḥdîdü nihâyâti’l-emâkin, Maḳāle fi’stiḫrâci’l-evtâr fi’d-dâʾire, Taḥḳīḳu mâ li’l-Hind gibi Gazne döneminin önemli eserlerine el-Ḳānûnü’l-Mesʿûdî adlı eserini de ekleyerek ilmî hayatının zirvesine ulaştı. Sultan Mesud’a ithaf edildiği için bu ismi alan ve Ortaçağ astronomisi için çok önemli sonuçlar ihtiva eden bu kitap Batlamyus sistemiyle önemli farklılıklar arzediyordu. Özellikle devrinde arzı merkez kabul eden anlayışa karşı dünyanın güneş etrafında dönmesi durumunun astronomik olguları değiştirmeyeceği görüşünü savundu.

Dünya’nın Yarıçapı

Biruni, bilinen yükseklikteki bir dağın tepesinden yatay çizgi ile gerçek ufuk arasındaki açıya dayanarak, dünya yarıçapını ve çevresini hesaplamak için trigonometrik hesaplamalar kullanarak yeni bir yöntem geliştirdi. Dağın yüksekliğini, bilinen bir mesafe ile deniz seviyesinde iki noktaya gidip her iki nokta için de ova ile dağın tepesi arasındaki açıyı ölçerek hesapladı. Biruni’nin Dünya yarı çapı için 6.339,9 km’lik bir tahmin 0.0026’lık bir hataya sahipti ve mevcut 6.356,7 km’lik değerden 16.8 km daha azdı. Biruni, Pakistan’daki Nandana yakınlarındaki uzun bir dağın tepesinde olduğu sırada Dünya’nın yarıçapını hesaplayabileceğini hissetti ve Usturlap[2] kullanarak eğim açısını ölçtü ve sinüsler yasası formuna başvurdu. Hesaplamasında cebir de kullandı.

  • A = Dağın en yüksek noktası
  • B = Dağın en alçak noktası
  • h = Dağın yüksekliği
  • C = A noktasından görülebilen gerçek ufkun en düşük noktası
  • = Dünyanın Merkezi
  • α = Eğim açısı
  • r = Dünya yarıçapı
  • Çözüm:
  • AOC = α açısı.
  • AO = (r + h), AOC üçgenindeki hipotenüstür.
  • r = (r + h) · cos (α)
  • Sağ taraf r’yi bulmak için basitleştirilebilir.
  • R = H · cos (α) / (1-cos (α)).

Farmakoloji[3] ve mineraloji

Biruni bir farmakope[4] kitabı yazdı “Kitab al-saydala fi al-tibb” (Tıp Farmakopesi Kitabı) Türkçe, Arapça, Süryanice, Farsça, Yunanca, Baluchi, Afganca, Kürtçe ve bazı Hint dillerindeki uyuşturucu isimlerinin eş anlamlılarını listeledi. Metallerin ve değerli taşların yoğunluğunu ve saflığını belirlemek için hidrostatik bir denge kullandı. Taşları, renklerine göre sınıflandırma zamanının ortak pratiğinden ziyade, özgül ağırlık ve sertlik gibi birincil fiziksel özelliklerini düşündüklerine göre sınıflandırdı.

Birûni’nin din anlayışı

Biruni her ne kadar Matematik ve Pozitif bilimlerle ilgilenmişse de, bu uğraşılarının temeline İslamiyeti yerleştirmiştir. Biruni gelmiş geçmiş en önemli Müslüman alimlerden birisidir. Çağının İslam alimleri ve Ondan sonra gelen İslam Alimleri, O’nun İslam Alimi ve Üstat olduğunu kabul etmişlerdir. El-Biruni karşılaştırmalı din çalışmada öncü oldu. Zerdüştlük, Yahudilik, Hinduizm, Hristiyanlık, Budizmi çok iyi araştırdı. Bu araştırmaları neticesinde  “İslam’ın diğer dinlerden üstünlüğünü ve gerçek Hak dini olduğunu” belirten yazılar yazdı. Bununla birlikte, zaman zaman diğer kültürlere olan hayranlığını ifade etmekten mutluluk duyuyordu ve sonuçlarına ulaştığında doğrudan diğer dinlerin kutsal metinlerinden alıntı yaptı. Çocukluğundan beri kendisinde mevcut olan araştırma tutkusu, çağının ilmî ve felsefî birikimini yeniden üretici tarzda değerlendirme başarısıyla birleşince döneminin zirveye ulaşan isimlerinden biri olmuştur. Nitekim Sarton onun yaşadığı döneme “Bîrûnî asrı” demekte tereddüt etmemiştir. Yine Sarton onu “bütün zamanların en büyük bilginlerinden biri” olarak tanımlamıştır.  Barthold ise “İslâm âleminin en büyük bilgini”  şeklinde niteler. Bîrûnî’nin özellikle tabii ve matematik ilimlerdeki başarısı ve orijinalliği göz alıcıdır. Aynı başarıyı gösterdiği beşerî ilimler ve dinler tarihi sahası da onun ilmî tavrında objektiflik ilkesinin belirgin tarzda kendini gösterdiği alanlardır.


[1]-İslam Ansiklopedisi, Ebü’r-Reyhân Muhammed b. Ahmed el-Bîrûnî (ö. 453/1061 [?])

[2]Usturlap, astronomi ölçümlerinde kullanılmış tarihi bir ölçüm cihazıdır. Kullanım alanları arasında Güneş, Ay, gezegen ve yıldızın konumlarını belirlemek yer alır. Ayrıca yerel saatin ve İslam dininde namaz vakitleri usturlap sayesinde hesaplanıyordu.

[3]-Farmakoloji ya da eczabilim günümüzdeki anlamıyla canlı organizmadaki ilaç etkilerini ve canlı organizmaya alınan ilaçların yapısını inceleyen bir bilim dalıdır.

[4]-Farmakope, tıbbi ilaçların dozları, formülleri ve kullanımlarını içeren listelere ait bilgilerin bulunduğu kitap. İlaç üretiminde kullanılır. Yasal ve bilimsel olarak uyulması gereken kuralları ve yöntemleri içerir.

Bilimsel gelişmeleri içeren aylık dergi